Neon Apps Deneyimiyle: Mobil Uygulama Geliştirmede Startup ve Kurumsal Farklar

Neon Apps olarak ürün geliştirirken çok net bir gerçek görüyoruz: startuplar ve kurumsal şirketler için mobil uygulama geliştirme süreçleri birbirinden kökten farklıdır. Bu fark yalnızca teknik değil, aynı zamanda stratejiktir ve zamanlama, bütçe ve uzun vadeli başarı üzerinde doğrudan etki yaratır.

Hem fikir aşamasındaki girişimlerle hem de milyonlarca kullanıcıya sahip kurumsal şirketlerle çalıştık. Bu deneyimler sayesinde hız ile yapı arasındaki dengeyi ve doğru yaklaşımın tamamen iş modeline bağlı olduğunu net bir şekilde ortaya koyabiliyoruz.

Hedef Kitle ve Ürün Yaklaşımı

Startuplar ve kurumsal şirketler ürün geliştirmeye tamamen farklı bakış açılarıyla yaklaşır. Startuplar belirsizlik içinde hareket eder ve hızlı ilerlemek için çevik geliştirme yöntemi kullanır. Bu süreçte güçlü bir mobil uygulama stratejisi oluşturarak hızlı bir ilk ürün (MVP) lansmanı yapar ve ürünü sürekli geliştiririz.

Kurumsal şirketlerde ise süreç çok daha planlı ilerler. Burada kapsamlı bir mobil uygulama stratejisi oluşturmak kritik öneme sahiptir çünkü ürünün mevcut sistemlerle uyumlu olması, iş hedeflerini desteklemesi ve sürdürülebilir olması gerekir.

Karar alma süreçleri de farklıdır. Startuplar küçük ve hızlı ekiplerle ilerlerken, kurumsal yapılarda birden fazla paydaş sürece dahil olur. Bu durum süreci yavaşlatır ancak daha sağlam ve uzun vadeli çözümler ortaya çıkarır.

Geliştirme Yaklaşımı ve Özellik Önceliklendirme

Projelerde en büyük farklardan biri geliştirme yaklaşımı ve önceliklendirme sürecidir. Startuplar için özellik önceliklendirme hayati önem taşır çünkü kaynaklar sınırlıdır ve hız kritiktir. Bu nedenle yalnızca ürünün temel değerini doğrulayan özelliklere odaklanırız.

Bu noktada çevik geliştirme yöntemi devreye girer. Ürünü hızlıca yayına alır, kullanıcı geri bildirimlerini toplar ve sürekli iyileştiririz. Bu yaklaşım, varsayımlar yerine gerçek verilerle ilerlemeyi sağlar.

Kurumsal projelerde ise süreç daha katmanlıdır. Çevik yöntemler kullanılmaya devam etse de planlama, dokümantasyon ve onay süreçleri devreye girer. Özelliklerin önceliklendirilmesi, farklı departmanlar ve kullanıcı grupları dikkate alınarak yapılır.

Kullanıcı Etkileşimi ve Geri Bildirim Sistemleri

Kullanıcı etkileşimi, startuplar ve kurumsal projelerde farklı hedeflere hizmet eder. Startuplar hızlı büyümeye ihtiyaç duyduğu için kullanıcı etkileşimi stratejileri; kullanıcıyı hızlı adapte eden başlangıç deneyimi ve net değer sunumu üzerine kurulur.

Aynı zamanda ürün içine kullanıcı geri bildirim entegrasyonu sistemleri ekleriz. Bu sayede kullanıcı geri bildirimleri hızlıca toplanır ve ürüne yansıtılır, böylece ürün-pazar uyumu daha hızlı yakalanır.

Kurumsal uygulamalarda ise odak uzun vadeli kullanıcı bağlılığıdır. Kullanıcı etkileşimi stratejileri; kişiselleştirme, sadakat sistemleri ve gelişmiş kullanıcı deneyimi üzerine kurulur. Geri bildirim süreçleri ise daha planlı ve analiz odaklı ilerler.

Kalite Güvence ve Performans Beklentileri

Kalite beklentileri her iki segmentte de yüksek olsa da yaklaşım farklıdır. Startup projelerinde hızlı ilerlerken dengeli kalite güvence süreçleri uygularız. Kritik kullanıcı akışlarını test eder, otomasyon ve manuel testleri birlikte kullanırız.

Amaç, hızlı bir şekilde yayına çıkarken temel kaliteyi korumaktır. Bu sayede kullanıcı deneyimi zarar görmeden ürün pazara sunulur.

Kurumsal projelerde ise kalite güvence süreçleri çok daha kapsamlıdır. Performans testleri, güvenlik kontrolleri ve detaylı senaryo testleri uygulanır. Bu süreçler, yüksek kullanıcı trafiğinde bile stabil çalışan sistemler oluşturmak için gereklidir.

Ölçeklenebilirlik ve Teknik Mimari

Ölçeklenebilirlik konusu iki segmentte de kritik ancak yaklaşım farklıdır. Startuplar için ölçeklenebilirlik genellikle geleceğe hazırlık anlamına gelir. İlk ürün aşamasında bile doğru teknik mimariyi kurarak ileride oluşabilecek büyük maliyetlerin önüne geçeriz.

Bu sayede ürün büyüdüğünde sistemi baştan yazmaya gerek kalmaz ve gelişim süreci sağlıklı şekilde devam eder.

Kurumsal projelerde ise ölçeklenebilirlik ilk günden itibaren zorunludur. Sistemler yüksek kullanıcı sayısını, yoğun veri akışını ve çoklu entegrasyonları sorunsuz şekilde yönetebilmelidir. Bu nedenle güçlü ve dağıtık sistemler tasarlarız.

Teknoloji Seçimi, Süreçler ve Uzun Vadeli Planlama

Teknoloji seçimleri de önemli bir fark yaratır, özellikle çoklu platform ve yerel uygulama tercihleri arasında. Startuplar genellikle hız ve maliyet avantajı nedeniyle çoklu platform çözümleri tercih ederken, kurumsal şirketler performans ve güvenlik nedeniyle yerel uygulamalara yönelir.

Bu kararlar doğrudan geliştirme sürelerini etkiler. Startup projelerinde ilk ürünler genellikle haftalar veya birkaç ay içinde yayına alınır ve biz süreçlerimizi bu hıza göre optimize ederiz.

Kurumsal projelerde ise geliştirme süreleri daha uzundur çünkü entegrasyonlar, test süreçleri ve onay mekanizmaları süreci uzatır. Ancak bu yaklaşım daha sağlam ve sürdürülebilir ürünler ortaya çıkarır.

Son olarak uzun vadeli bakım planları iki segmentte farklı ele alınır. Startuplar başlangıçta büyümeye odaklanırken, biz her zaman temel bir bakım planı oluşturulmasını öneririz. Kurumsal şirketlerde ise kapsamlı bakım planları ile sürekli güncelleme, izleme ve optimizasyon sağlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Startuplar ve kurumsal şirketler için mobil uygulama geliştirme arasındaki temel fark nedir?

Startuplar neden çevik geliştirme yöntemi kullanır?

Özellik önceliklendirme neden önemlidir?

Kurumsal projelerde kalite güvence süreçleri nasıl uygulanır?

Ölçeklenebilirlik neden hem startup hem kurumsal projelerde önemlidir?

İlham Almaya Devam Et

Yeni tasarım içgörüleri, makaleler ve kaynaklar doğrudan gelen kutunuza gelsin.

Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.

Son Bloglar

İlham Almaya Devam Et

Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeler doğrudan gelen kutunuza gelsin.

Bir projeniz mi var?

Bize Ulaşın

Bir projeniz mi var? Startup'lar ve küresel markalar için dünya standartlarında mobil ve web uygulamaları geliştiriyoruz.

İletişim

Email
support@neonapps.co

Whatsapp
+90 552 733 43 99

Adres

New York Ofis : 31 Hudson Yards, 11th Floor 10065
New York/ United States

İstanbul Ofis : Huzur Mah. Fazıl Kaftanoğlu Caddesi
No:7 Kat:10 Sarıyer/İstanbul

© 2025 Copyright. Tüm Hakları Neon Apps'e Aittir.

Neon Apps, İstanbul ve New York ofislerinde 85 kişilik kendi ekibiyle mobil, web ve SaaS projeleri hayata geçiren bir ürün geliştirme şirketidir. Uzun vadeli bir çözüm ortağı olarak, markalar için ölçeklenebilir dijital ürünler üretiyoruz.

Neon Apps Deneyimiyle: Mobil Uygulama Geliştirmede Startup ve Kurumsal Farklar

Neon Apps olarak ürün geliştirirken çok net bir gerçek görüyoruz: startuplar ve kurumsal şirketler için mobil uygulama geliştirme süreçleri birbirinden kökten farklıdır. Bu fark yalnızca teknik değil, aynı zamanda stratejiktir ve zamanlama, bütçe ve uzun vadeli başarı üzerinde doğrudan etki yaratır.

Hem fikir aşamasındaki girişimlerle hem de milyonlarca kullanıcıya sahip kurumsal şirketlerle çalıştık. Bu deneyimler sayesinde hız ile yapı arasındaki dengeyi ve doğru yaklaşımın tamamen iş modeline bağlı olduğunu net bir şekilde ortaya koyabiliyoruz.

Hedef Kitle ve Ürün Yaklaşımı

Startuplar ve kurumsal şirketler ürün geliştirmeye tamamen farklı bakış açılarıyla yaklaşır. Startuplar belirsizlik içinde hareket eder ve hızlı ilerlemek için çevik geliştirme yöntemi kullanır. Bu süreçte güçlü bir mobil uygulama stratejisi oluşturarak hızlı bir ilk ürün (MVP) lansmanı yapar ve ürünü sürekli geliştiririz.

Kurumsal şirketlerde ise süreç çok daha planlı ilerler. Burada kapsamlı bir mobil uygulama stratejisi oluşturmak kritik öneme sahiptir çünkü ürünün mevcut sistemlerle uyumlu olması, iş hedeflerini desteklemesi ve sürdürülebilir olması gerekir.

Karar alma süreçleri de farklıdır. Startuplar küçük ve hızlı ekiplerle ilerlerken, kurumsal yapılarda birden fazla paydaş sürece dahil olur. Bu durum süreci yavaşlatır ancak daha sağlam ve uzun vadeli çözümler ortaya çıkarır.

Geliştirme Yaklaşımı ve Özellik Önceliklendirme

Projelerde en büyük farklardan biri geliştirme yaklaşımı ve önceliklendirme sürecidir. Startuplar için özellik önceliklendirme hayati önem taşır çünkü kaynaklar sınırlıdır ve hız kritiktir. Bu nedenle yalnızca ürünün temel değerini doğrulayan özelliklere odaklanırız.

Bu noktada çevik geliştirme yöntemi devreye girer. Ürünü hızlıca yayına alır, kullanıcı geri bildirimlerini toplar ve sürekli iyileştiririz. Bu yaklaşım, varsayımlar yerine gerçek verilerle ilerlemeyi sağlar.

Kurumsal projelerde ise süreç daha katmanlıdır. Çevik yöntemler kullanılmaya devam etse de planlama, dokümantasyon ve onay süreçleri devreye girer. Özelliklerin önceliklendirilmesi, farklı departmanlar ve kullanıcı grupları dikkate alınarak yapılır.

Kullanıcı Etkileşimi ve Geri Bildirim Sistemleri

Kullanıcı etkileşimi, startuplar ve kurumsal projelerde farklı hedeflere hizmet eder. Startuplar hızlı büyümeye ihtiyaç duyduğu için kullanıcı etkileşimi stratejileri; kullanıcıyı hızlı adapte eden başlangıç deneyimi ve net değer sunumu üzerine kurulur.

Aynı zamanda ürün içine kullanıcı geri bildirim entegrasyonu sistemleri ekleriz. Bu sayede kullanıcı geri bildirimleri hızlıca toplanır ve ürüne yansıtılır, böylece ürün-pazar uyumu daha hızlı yakalanır.

Kurumsal uygulamalarda ise odak uzun vadeli kullanıcı bağlılığıdır. Kullanıcı etkileşimi stratejileri; kişiselleştirme, sadakat sistemleri ve gelişmiş kullanıcı deneyimi üzerine kurulur. Geri bildirim süreçleri ise daha planlı ve analiz odaklı ilerler.

Kalite Güvence ve Performans Beklentileri

Kalite beklentileri her iki segmentte de yüksek olsa da yaklaşım farklıdır. Startup projelerinde hızlı ilerlerken dengeli kalite güvence süreçleri uygularız. Kritik kullanıcı akışlarını test eder, otomasyon ve manuel testleri birlikte kullanırız.

Amaç, hızlı bir şekilde yayına çıkarken temel kaliteyi korumaktır. Bu sayede kullanıcı deneyimi zarar görmeden ürün pazara sunulur.

Kurumsal projelerde ise kalite güvence süreçleri çok daha kapsamlıdır. Performans testleri, güvenlik kontrolleri ve detaylı senaryo testleri uygulanır. Bu süreçler, yüksek kullanıcı trafiğinde bile stabil çalışan sistemler oluşturmak için gereklidir.

Ölçeklenebilirlik ve Teknik Mimari

Ölçeklenebilirlik konusu iki segmentte de kritik ancak yaklaşım farklıdır. Startuplar için ölçeklenebilirlik genellikle geleceğe hazırlık anlamına gelir. İlk ürün aşamasında bile doğru teknik mimariyi kurarak ileride oluşabilecek büyük maliyetlerin önüne geçeriz.

Bu sayede ürün büyüdüğünde sistemi baştan yazmaya gerek kalmaz ve gelişim süreci sağlıklı şekilde devam eder.

Kurumsal projelerde ise ölçeklenebilirlik ilk günden itibaren zorunludur. Sistemler yüksek kullanıcı sayısını, yoğun veri akışını ve çoklu entegrasyonları sorunsuz şekilde yönetebilmelidir. Bu nedenle güçlü ve dağıtık sistemler tasarlarız.

Teknoloji Seçimi, Süreçler ve Uzun Vadeli Planlama

Teknoloji seçimleri de önemli bir fark yaratır, özellikle çoklu platform ve yerel uygulama tercihleri arasında. Startuplar genellikle hız ve maliyet avantajı nedeniyle çoklu platform çözümleri tercih ederken, kurumsal şirketler performans ve güvenlik nedeniyle yerel uygulamalara yönelir.

Bu kararlar doğrudan geliştirme sürelerini etkiler. Startup projelerinde ilk ürünler genellikle haftalar veya birkaç ay içinde yayına alınır ve biz süreçlerimizi bu hıza göre optimize ederiz.

Kurumsal projelerde ise geliştirme süreleri daha uzundur çünkü entegrasyonlar, test süreçleri ve onay mekanizmaları süreci uzatır. Ancak bu yaklaşım daha sağlam ve sürdürülebilir ürünler ortaya çıkarır.

Son olarak uzun vadeli bakım planları iki segmentte farklı ele alınır. Startuplar başlangıçta büyümeye odaklanırken, biz her zaman temel bir bakım planı oluşturulmasını öneririz. Kurumsal şirketlerde ise kapsamlı bakım planları ile sürekli güncelleme, izleme ve optimizasyon sağlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Startuplar ve kurumsal şirketler için mobil uygulama geliştirme arasındaki temel fark nedir?

Startuplar neden çevik geliştirme yöntemi kullanır?

Özellik önceliklendirme neden önemlidir?

Kurumsal projelerde kalite güvence süreçleri nasıl uygulanır?

Ölçeklenebilirlik neden hem startup hem kurumsal projelerde önemlidir?

İlham Almaya Devam Et

Yeni tasarım içgörüleri, makaleler ve kaynaklar doğrudan gelen kutunuza gelsin.

Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.

Son Bloglar

İlham Almaya Devam Et

Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeler doğrudan gelen kutunuza gelsin.

Bir projeniz mi var?

Bize Ulaşın

Bir projeniz mi var? Startup'lar ve küresel markalar için dünya standartlarında mobil ve web uygulamaları geliştiriyoruz.

İletişim

Email
support@neonapps.co

Whatsapp
+90 552 733 43 99

Adres

New York Ofis : 31 Hudson Yards, 11th Floor 10065
New York/ United States

İstanbul Ofis : Huzur Mah. Fazıl Kaftanoğlu Caddesi
No:7 Kat:10 Sarıyer/İstanbul

© 2025 Copyright. Tüm Hakları Neon Apps'e Aittir.

Neon Apps, İstanbul ve New York ofislerinde 85 kişilik kendi ekibiyle mobil, web ve SaaS projeleri hayata geçiren bir ürün geliştirme şirketidir. Uzun vadeli bir çözüm ortağı olarak, markalar için ölçeklenebilir dijital ürünler üretiyoruz.

Neon Apps Deneyimiyle: Mobil Uygulama Geliştirmede Startup ve Kurumsal Farklar

Neon Apps olarak ürün geliştirirken çok net bir gerçek görüyoruz: startuplar ve kurumsal şirketler için mobil uygulama geliştirme süreçleri birbirinden kökten farklıdır. Bu fark yalnızca teknik değil, aynı zamanda stratejiktir ve zamanlama, bütçe ve uzun vadeli başarı üzerinde doğrudan etki yaratır.

Hem fikir aşamasındaki girişimlerle hem de milyonlarca kullanıcıya sahip kurumsal şirketlerle çalıştık. Bu deneyimler sayesinde hız ile yapı arasındaki dengeyi ve doğru yaklaşımın tamamen iş modeline bağlı olduğunu net bir şekilde ortaya koyabiliyoruz.

Hedef Kitle ve Ürün Yaklaşımı

Startuplar ve kurumsal şirketler ürün geliştirmeye tamamen farklı bakış açılarıyla yaklaşır. Startuplar belirsizlik içinde hareket eder ve hızlı ilerlemek için çevik geliştirme yöntemi kullanır. Bu süreçte güçlü bir mobil uygulama stratejisi oluşturarak hızlı bir ilk ürün (MVP) lansmanı yapar ve ürünü sürekli geliştiririz.

Kurumsal şirketlerde ise süreç çok daha planlı ilerler. Burada kapsamlı bir mobil uygulama stratejisi oluşturmak kritik öneme sahiptir çünkü ürünün mevcut sistemlerle uyumlu olması, iş hedeflerini desteklemesi ve sürdürülebilir olması gerekir.

Karar alma süreçleri de farklıdır. Startuplar küçük ve hızlı ekiplerle ilerlerken, kurumsal yapılarda birden fazla paydaş sürece dahil olur. Bu durum süreci yavaşlatır ancak daha sağlam ve uzun vadeli çözümler ortaya çıkarır.

Geliştirme Yaklaşımı ve Özellik Önceliklendirme

Projelerde en büyük farklardan biri geliştirme yaklaşımı ve önceliklendirme sürecidir. Startuplar için özellik önceliklendirme hayati önem taşır çünkü kaynaklar sınırlıdır ve hız kritiktir. Bu nedenle yalnızca ürünün temel değerini doğrulayan özelliklere odaklanırız.

Bu noktada çevik geliştirme yöntemi devreye girer. Ürünü hızlıca yayına alır, kullanıcı geri bildirimlerini toplar ve sürekli iyileştiririz. Bu yaklaşım, varsayımlar yerine gerçek verilerle ilerlemeyi sağlar.

Kurumsal projelerde ise süreç daha katmanlıdır. Çevik yöntemler kullanılmaya devam etse de planlama, dokümantasyon ve onay süreçleri devreye girer. Özelliklerin önceliklendirilmesi, farklı departmanlar ve kullanıcı grupları dikkate alınarak yapılır.

Kullanıcı Etkileşimi ve Geri Bildirim Sistemleri

Kullanıcı etkileşimi, startuplar ve kurumsal projelerde farklı hedeflere hizmet eder. Startuplar hızlı büyümeye ihtiyaç duyduğu için kullanıcı etkileşimi stratejileri; kullanıcıyı hızlı adapte eden başlangıç deneyimi ve net değer sunumu üzerine kurulur.

Aynı zamanda ürün içine kullanıcı geri bildirim entegrasyonu sistemleri ekleriz. Bu sayede kullanıcı geri bildirimleri hızlıca toplanır ve ürüne yansıtılır, böylece ürün-pazar uyumu daha hızlı yakalanır.

Kurumsal uygulamalarda ise odak uzun vadeli kullanıcı bağlılığıdır. Kullanıcı etkileşimi stratejileri; kişiselleştirme, sadakat sistemleri ve gelişmiş kullanıcı deneyimi üzerine kurulur. Geri bildirim süreçleri ise daha planlı ve analiz odaklı ilerler.

Kalite Güvence ve Performans Beklentileri

Kalite beklentileri her iki segmentte de yüksek olsa da yaklaşım farklıdır. Startup projelerinde hızlı ilerlerken dengeli kalite güvence süreçleri uygularız. Kritik kullanıcı akışlarını test eder, otomasyon ve manuel testleri birlikte kullanırız.

Amaç, hızlı bir şekilde yayına çıkarken temel kaliteyi korumaktır. Bu sayede kullanıcı deneyimi zarar görmeden ürün pazara sunulur.

Kurumsal projelerde ise kalite güvence süreçleri çok daha kapsamlıdır. Performans testleri, güvenlik kontrolleri ve detaylı senaryo testleri uygulanır. Bu süreçler, yüksek kullanıcı trafiğinde bile stabil çalışan sistemler oluşturmak için gereklidir.

Ölçeklenebilirlik ve Teknik Mimari

Ölçeklenebilirlik konusu iki segmentte de kritik ancak yaklaşım farklıdır. Startuplar için ölçeklenebilirlik genellikle geleceğe hazırlık anlamına gelir. İlk ürün aşamasında bile doğru teknik mimariyi kurarak ileride oluşabilecek büyük maliyetlerin önüne geçeriz.

Bu sayede ürün büyüdüğünde sistemi baştan yazmaya gerek kalmaz ve gelişim süreci sağlıklı şekilde devam eder.

Kurumsal projelerde ise ölçeklenebilirlik ilk günden itibaren zorunludur. Sistemler yüksek kullanıcı sayısını, yoğun veri akışını ve çoklu entegrasyonları sorunsuz şekilde yönetebilmelidir. Bu nedenle güçlü ve dağıtık sistemler tasarlarız.

Teknoloji Seçimi, Süreçler ve Uzun Vadeli Planlama

Teknoloji seçimleri de önemli bir fark yaratır, özellikle çoklu platform ve yerel uygulama tercihleri arasında. Startuplar genellikle hız ve maliyet avantajı nedeniyle çoklu platform çözümleri tercih ederken, kurumsal şirketler performans ve güvenlik nedeniyle yerel uygulamalara yönelir.

Bu kararlar doğrudan geliştirme sürelerini etkiler. Startup projelerinde ilk ürünler genellikle haftalar veya birkaç ay içinde yayına alınır ve biz süreçlerimizi bu hıza göre optimize ederiz.

Kurumsal projelerde ise geliştirme süreleri daha uzundur çünkü entegrasyonlar, test süreçleri ve onay mekanizmaları süreci uzatır. Ancak bu yaklaşım daha sağlam ve sürdürülebilir ürünler ortaya çıkarır.

Son olarak uzun vadeli bakım planları iki segmentte farklı ele alınır. Startuplar başlangıçta büyümeye odaklanırken, biz her zaman temel bir bakım planı oluşturulmasını öneririz. Kurumsal şirketlerde ise kapsamlı bakım planları ile sürekli güncelleme, izleme ve optimizasyon sağlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Startuplar ve kurumsal şirketler için mobil uygulama geliştirme arasındaki temel fark nedir?

Startuplar neden çevik geliştirme yöntemi kullanır?

Özellik önceliklendirme neden önemlidir?

Kurumsal projelerde kalite güvence süreçleri nasıl uygulanır?

Ölçeklenebilirlik neden hem startup hem kurumsal projelerde önemlidir?

İlham Almaya Devam Et

Yeni tasarım içgörüleri, makaleler ve kaynaklar doğrudan gelen kutunuza gelsin.

Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.

Son Bloglar

İlham Almaya Devam Et

Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeler doğrudan gelen kutunuza gelsin.

Bir projeniz mi var?

Bize Ulaşın

Bir projeniz mi var? Startup'lar ve küresel markalar için dünya standartlarında mobil ve web uygulamaları geliştiriyoruz.

İletişim

Email
support@neonapps.co

Whatsapp
+90 552 733 43 99

Adres

New York Ofis : 31 Hudson Yards, 11th Floor 10065
New York/ United States

İstanbul Ofis : Huzur Mah. Fazıl Kaftanoğlu Caddesi
No:7 Kat:10 Sarıyer/İstanbul

© 2025 Copyright. Tüm Hakları Neon Apps'e Aittir.

Neon Apps, İstanbul ve New York ofislerinde 85 kişilik kendi ekibiyle mobil, web ve SaaS projeleri hayata geçiren bir ürün geliştirme şirketidir. Uzun vadeli bir çözüm ortağı olarak, markalar için ölçeklenebilir dijital ürünler üretiyoruz.