
Yazılım Geliştirme
31 Ara 2025
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?)
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?)
Neon Apps olarak, ürün ekiplerinin karşılaştığı en duygusal kararlardan birinin, bir uygulamayı sıfırdan yeniden yazıp yazmamak olduğunu görüyoruz.
Neon Apps olarak, ürün ekiplerinin karşılaştığı en duygusal kararlardan birinin, bir uygulamayı sıfırdan yeniden yazıp yazmamak olduğunu görüyoruz.
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?): Riskleri Anlamak
Yeniden yazım süreçleri genellikle taze bir başlangıç gibi hissettirir; daha temiz kod, daha iyi mimari ve daha az kısıtlama. Gerçekte ise bir uygulamayı yeniden yazmak, bir şirketin alabileceği en yüksek riskli kararlardan biridir. Sil baştan başlama vaadi cezbedici olsa da, bu kararların nasıl ters tepebildiğine bizzat şahit olduk. Neon Apps olarak; mevcut ürünleriyle aylar, hatta yıllar süren hayal kırıklıklarının ardından bize gelen girişimler, büyük ölçekli şirketler ve uygulama stüdyolarıyla çalışıyoruz. Bu ekipler bize ulaştığında ilk içgüdüleri genellikle uygulamayı yeniden yazmak oluyor, ancak bizim ilk içgüdümüz nadiren onlarla aynıdır. Bunun yerine, mevcut sistemin neden "bozuk" hissettirdiğini ve daha da önemlisi, yeniden yazmanın karşılaşılan asıl sorunlar için gerçekten doğru çözüm olup olmadığını anlamaya odaklanıyoruz.
Yeniden Yazmak Ürün Ekiplerine Neden Bu Kadar Cezbedici Gelir?
Bir uygulamayı yeniden yazma kararı genellikle sancılı süreçlerle başlar: Düşük geliştirme hızı, kırılgan kod yapısı, çözülemeyen hatalar veya ekip moralindeki düşüş. Ürün "sürdürülemez" olarak etiketlenir ve mantıklı sonuç, ilerlemenin tek yolunun her şeye yeniden başlamak olduğu gibi görünür. Bu hayal kırıklıkları haklı sebeplerdir ve ekipler için inanılmaz derecede moral bozucu olabilir; ancak böylesine radikal bir adım atmadan önce bir adım geri çekilip büyük resme bakmak önemlidir.
Çoğu durumda bu zorluklar, temelden hatalı fikirlerden veya mimariden değil, birikmiş teknik borçlardan kaynaklanır. Zamanla ürünün evrimi; güncelliğini yitirmiş framework'ler, yetersiz dokümantasyon veya atlanmış refactoring süreçleri nedeniyle sistemde sürtünmelere yol açabilir. Bu sürtünme yavaşlamalara neden olsa da, yılların emeğiyle elde edilen geliştirme birikimini çöpe atmayı her zaman haklı çıkarmaz.
Neon Apps olarak, ekiplerin duygusal yorgunluk ile nesnel sinyaller arasındaki farkı ayırt etmelerine yardımcı oluyoruz. Sorun yaşayan ekiplerle çalışırken, yaşadıkları hayal kırıklığının kök nedenlerini belirlemeye odaklanıyoruz. Yeniden yazmak bir rahatlama yolu gibi görünebilir, ancak gerçekte başlangıçta çok daha az görünür olan yeni riskleri beraberinde getirir. Örneğin; yeniden yazım süreci kapsamın kontrolsüz büyümesine (scope creep), önceliklerin sapmasına ve ürün bilgisinin kaybına yol açabilir. Mevcut kullanım ve geri bildirimlerden elde edilen dersler bu süreçte kaybolabilir ve yeni kod tabanı, çok daha yüksek risklerle orijinaliyle benzer zorluklarla karşılaşabilir.
Yeniden Yazmanın Gizli Riskleri
Ekipler bir uygulamayı yeniden yazmaya karar verdiklerinde, yeniden inşa etmenin karmaşıklığını genellikle hafife alırlar. Yeniden yazım süreci önemli miktarda zaman ve kaynak tüketebilir ve çoğu durumda sonuç beklendiği kadar dönüştürücü olmayabilir. Yeni sistem temel sorunları çözmeyebilir veya başlangıçta dikkate alınmayan yeni zorluklar doğurabilir.
Dahası, yeniden yazım sırasında, temel kullanıcı sorunlarını yeniden gözden geçirmeden sadece özelliklere veya mimari iyileştirmelere odaklanma tuzağına düşmek kolaydır. Bu durum; daha temiz görünen veya daha akıcı çalışan ancak nihayetinde ekibin en başta neden hayal kırıklığı yaşadığına dair asıl nedenleri çözmeyen bir uygulamayla sonuçlanır.
Tam Bir Yeniden Yazımın Ardındaki Gizli Maliyetler
Yeniden yazım süreçleri genellikle temiz kod, daha iyi mimari ve daha az kısıtlama ile taze bir başlangıç olarak görülür. Ancak gerçekte, bu süreçler beraberinde gizli maliyetler getirir. Bir uygulamayı yeniden inşa etmek; ekiplerin genellikle tahmin ettiğinden çok daha fazla zaman, çaba ve kaynak gerektirir. Yeni versiyonların mevcut uygulamanın özellik seviyesine (parity) ulaşması uzun zaman alabilir ve bu süreçte mevcut kullanıcılar hala çözülmemiş sorunlarla uğraşmaya devam eder.
Yeniden yazımın en önemli risklerinden biri, kurumsal bilgi birikiminin kaybıdır. Gerçek dünya kullanımından edinilen değerli dersler, uç vakalar (edge cases) ve eski sistemlerdeki geçmiş hata düzeltmeleri genellikle göz ardı edilir veya kaybolur. Bu durum, ekiplerin geçmişteki hataları tekrarlamasına neden olabilir. Doğrudan yeniden yazmaya başlamak yerine, hayal kırıklıklarının kök nedenlerini anlamaya ve daha küçük, kademeli iyileştirmelerin temel sorunları daha etkili bir şekilde çözüp çözemeyeceğine odaklanıyoruz.
Kademeli İyileştirme Neden Genellikle Kazandırır?
Her şeye sil baştan başlamaktansa, mevcut bir ürünü iyileştirmek genellikle daha güvenli ve hızlı bir yaklaşımdır. Kademeli refactoring (yeniden yapılandırma), ekiplerin riski azaltırken işlevselliği artırmasına olanak tanır. Her şeyi çöpe atmak yerine mevcut sistemleri optimize etmeye, darboğazları gidermeye ve gerçek dünya verilerine dayalı stratejik iyileştirmeler yapmaya odaklanıyoruz.
Neon Apps olarak ekiplerin; ürün ivmesini bozmadan performans ve kullanıcı deneyimi üzerinde en büyük etkiyi yaratacak iyileştirmeleri önceliklendirmelerine yardımcı oluyoruz. Bu, ürünü daha kontrollü ve verimli bir şekilde modernize etmemizi ve ölçeklendirmemizi sağlıyor. Kademeli stratejiler, çevik (agile) geliştirme süreçleriyle tam uyumludur; ekiplerin gereksiz karmaşıklıktan ve aşırı mühendislikten (overengineering) kaçınarak sürekli değer sunmasına imkan tanır.
bu yaklaşım, ekiplerin tam bir yeniden yazımın getireceği büyük aksama risklerini almak yerine; sürekli ve ölçülebilir iyileştirmelere odaklanarak net bir doğrultuda ilerlemeye devam etmesini sağlar.
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmanın Mantıklı Olduğu Durumlar
Bir uygulamayı yeniden yazmak genellikle son çare olarak görülür, ancak bazı durumlarda en uygulanabilir seçenek olabilir. Eğer uygulamanın temel mimarisi gerekli değişiklikleri destekleyemiyorsa veya teknoloji yığını (stack) artık geçerliliğini yitirmişse, yeniden yazmak ileriye dönük tek yol olabilir. Bu durum özellikle ürünlerin; güncelliğini yitirmiş platformlar, yeni yasal düzenlemeler veya iş modellerindeki köklü değişimler nedeniyle kısıtlandığı zamanlarda geçerlidir.
Bununla birlikte, bir yeniden yazım süreci gerekli olduğunda bile buna dikkatle yaklaşılmalıdır. Biz, yeniden yazma süreçlerini "sıfırdan bir başlangıç" olarak değil, kontrollü bir geçiş olarak ele alıyoruz. Her şeyi çöpe atmak yerine; riski en aza indirmek ve sorunsuz bir geçiş sağlamak için katı kapsam tanımları, aşamalı geçişler (rollout) ve paralel doğrulamalara odaklanıyoruz. Bu yaklaşım, işleyişin aksamasını önlemeye yardımcı olurken, yeniden yazılan uygulamanın yeni iş ihtiyaçlarını karşılamasını sağlar.
Yapı ve Disiplin ile Yeniden Yazım Riskini Yönetmek
Yeniden yazım kaçınılmaz olduğunda, disiplini korumak kritik öneme sahiptir. Net bir yapı olmadan, yeniden yazma süreçleri kolayca ucu bucağı gelmeyen bir kapsam genişlemesine (scope creep) ve kaçırılan teslim tarihlerine dönüşebilir. Süreç boyunca net kilometre taşları (milestones), katı kapsam sınırları ve sürekli doğrulama sağlayarak; her aşamanın sadece teknik bir ilerleme değil, ölçülebilir bir değer sunmasını sağlıyoruz.
Sürekli kullanıcı geri bildirimlerini sürece dahil ederek ve kullanıcılar için gerçekten önemli olan sonuçlara odaklanarak; yeni sistemin gerçek ihtiyaçları karşıladığından, ivmeyi koruduğundan ve iş hedeflerine ulaştığından emin oluyoruz. Bu sayede yeniden yazım süreci bir geri adım değil, ileriye doğru atılmış güçlü bir adım haline gelir.
Herhangi Bir Yeniden Yazım Tavsiye Etmeden Önce Neleri Değerlendiriyoruz?
Neon Apps olarak, yeniden yazım hiçbir zaman ilk önerimiz değildir. Alınan her kararın sağlam temellere dayanmasını ve uzun vadeli hedeflerle uyumlu olmasını sağlamak için metodik bir yaklaşım benimsiyoruz. Bir yeniden yazım önermeden önceki değerlendirme sürecimiz; mevcut sistemin optimize edilip edilemeyeceğini veya yeniden yazımın gerçekten gerekli olup olmadığını ortaya çıkarmayı amaçlayan birkaç temel faktörün kapsamlı bir şekilde incelenmesini içerir.
Mevcut Sistem Kapasitesi ve İş İhtiyaçları Karşılaştırması
Eski (legacy) sistemler teknik borçlarla karşı karşıya olsa da biz, uygulamanın temel yeteneklerini mevcut ve gelecekteki iş ihtiyaçları doğrultusunda inceliyoruz. Bu değerlendirme sadece mimari veya kod tabanıyla ilgili değildir; aynı zamanda sistemin gelişen iş gereksinimlerine uyum sağlayıp sağlayamayacağını anlamakla ilgilidir. Çoğu zaman bir sistem güncelliğini yitirmiş veya hantal görünebilir, ancak hedeflenen optimizasyonlarla iş hedeflerini hala karşılama potansiyeline sahip olabilir. Doğrudan bir yeniden yazımdan kaçınarak, mevcut altyapıyı bu değişen ihtiyaçları karşılayacak şekilde geliştirmenin tüm yollarını araştırıyoruz.
Bir uygulamayı yeniden yazmak, hem yüksek kazançlar hem de önemli riskler taşıyan kritik bir ticari karardır. Neon Apps olarak her zaman düşünceli bir yaklaşım sergilemeyi, yeniden yazmanın mevcut çözümü iyileştirmekten gerçekten daha fazla değer sunup sunmadığını değerlendirmeyi hedefliyoruz. Sistem yeteneklerini, maliyetleri, paydaş etkisini ve uzun vadeli ölçeklenebilirliği analiz ederek; sadece anlık sorunları çözmekle kalmıyor, ürünü sürdürülebilir bir başarı için hazırlıyoruz. Bu titiz değerlendirme süreci; ister bir yeniden yazım ister kademeli bir iyileştirme ile devam edelim, seçilen yolun hem teknik hem de ticari hedefleri verimli bir şekilde desteklemesini sağlar.
İlham Almaya Devam Et
Yeni tasarım içgörüleri, makaleler ve kaynaklar doğrudan gelen kutunuza gelsin.
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.
Son Bloglar
İlham Almaya Devam Et
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeler doğrudan gelen kutunuza gelsin.
Bir projeniz mi var?
Bize Ulaşın
Bir projeniz mi var? Startup'lar ve küresel markalar için dünya standartlarında mobil ve web uygulamaları geliştiriyoruz.
Neon Apps is a product development company building mobile, web, and SaaS products with an 85-member in-house team in Istanbul and New York, delivering scalable products as a long-term development partner.

Yazılım Geliştirme
31 Ara 2025
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?)
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?)
Neon Apps olarak, ürün ekiplerinin karşılaştığı en duygusal kararlardan birinin, bir uygulamayı sıfırdan yeniden yazıp yazmamak olduğunu görüyoruz.
Neon Apps olarak, ürün ekiplerinin karşılaştığı en duygusal kararlardan birinin, bir uygulamayı sıfırdan yeniden yazıp yazmamak olduğunu görüyoruz.
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?): Riskleri Anlamak
Yeniden yazım süreçleri genellikle taze bir başlangıç gibi hissettirir; daha temiz kod, daha iyi mimari ve daha az kısıtlama. Gerçekte ise bir uygulamayı yeniden yazmak, bir şirketin alabileceği en yüksek riskli kararlardan biridir. Sil baştan başlama vaadi cezbedici olsa da, bu kararların nasıl ters tepebildiğine bizzat şahit olduk. Neon Apps olarak; mevcut ürünleriyle aylar, hatta yıllar süren hayal kırıklıklarının ardından bize gelen girişimler, büyük ölçekli şirketler ve uygulama stüdyolarıyla çalışıyoruz. Bu ekipler bize ulaştığında ilk içgüdüleri genellikle uygulamayı yeniden yazmak oluyor, ancak bizim ilk içgüdümüz nadiren onlarla aynıdır. Bunun yerine, mevcut sistemin neden "bozuk" hissettirdiğini ve daha da önemlisi, yeniden yazmanın karşılaşılan asıl sorunlar için gerçekten doğru çözüm olup olmadığını anlamaya odaklanıyoruz.
Yeniden Yazmak Ürün Ekiplerine Neden Bu Kadar Cezbedici Gelir?
Bir uygulamayı yeniden yazma kararı genellikle sancılı süreçlerle başlar: Düşük geliştirme hızı, kırılgan kod yapısı, çözülemeyen hatalar veya ekip moralindeki düşüş. Ürün "sürdürülemez" olarak etiketlenir ve mantıklı sonuç, ilerlemenin tek yolunun her şeye yeniden başlamak olduğu gibi görünür. Bu hayal kırıklıkları haklı sebeplerdir ve ekipler için inanılmaz derecede moral bozucu olabilir; ancak böylesine radikal bir adım atmadan önce bir adım geri çekilip büyük resme bakmak önemlidir.
Çoğu durumda bu zorluklar, temelden hatalı fikirlerden veya mimariden değil, birikmiş teknik borçlardan kaynaklanır. Zamanla ürünün evrimi; güncelliğini yitirmiş framework'ler, yetersiz dokümantasyon veya atlanmış refactoring süreçleri nedeniyle sistemde sürtünmelere yol açabilir. Bu sürtünme yavaşlamalara neden olsa da, yılların emeğiyle elde edilen geliştirme birikimini çöpe atmayı her zaman haklı çıkarmaz.
Neon Apps olarak, ekiplerin duygusal yorgunluk ile nesnel sinyaller arasındaki farkı ayırt etmelerine yardımcı oluyoruz. Sorun yaşayan ekiplerle çalışırken, yaşadıkları hayal kırıklığının kök nedenlerini belirlemeye odaklanıyoruz. Yeniden yazmak bir rahatlama yolu gibi görünebilir, ancak gerçekte başlangıçta çok daha az görünür olan yeni riskleri beraberinde getirir. Örneğin; yeniden yazım süreci kapsamın kontrolsüz büyümesine (scope creep), önceliklerin sapmasına ve ürün bilgisinin kaybına yol açabilir. Mevcut kullanım ve geri bildirimlerden elde edilen dersler bu süreçte kaybolabilir ve yeni kod tabanı, çok daha yüksek risklerle orijinaliyle benzer zorluklarla karşılaşabilir.
Yeniden Yazmanın Gizli Riskleri
Ekipler bir uygulamayı yeniden yazmaya karar verdiklerinde, yeniden inşa etmenin karmaşıklığını genellikle hafife alırlar. Yeniden yazım süreci önemli miktarda zaman ve kaynak tüketebilir ve çoğu durumda sonuç beklendiği kadar dönüştürücü olmayabilir. Yeni sistem temel sorunları çözmeyebilir veya başlangıçta dikkate alınmayan yeni zorluklar doğurabilir.
Dahası, yeniden yazım sırasında, temel kullanıcı sorunlarını yeniden gözden geçirmeden sadece özelliklere veya mimari iyileştirmelere odaklanma tuzağına düşmek kolaydır. Bu durum; daha temiz görünen veya daha akıcı çalışan ancak nihayetinde ekibin en başta neden hayal kırıklığı yaşadığına dair asıl nedenleri çözmeyen bir uygulamayla sonuçlanır.
Tam Bir Yeniden Yazımın Ardındaki Gizli Maliyetler
Yeniden yazım süreçleri genellikle temiz kod, daha iyi mimari ve daha az kısıtlama ile taze bir başlangıç olarak görülür. Ancak gerçekte, bu süreçler beraberinde gizli maliyetler getirir. Bir uygulamayı yeniden inşa etmek; ekiplerin genellikle tahmin ettiğinden çok daha fazla zaman, çaba ve kaynak gerektirir. Yeni versiyonların mevcut uygulamanın özellik seviyesine (parity) ulaşması uzun zaman alabilir ve bu süreçte mevcut kullanıcılar hala çözülmemiş sorunlarla uğraşmaya devam eder.
Yeniden yazımın en önemli risklerinden biri, kurumsal bilgi birikiminin kaybıdır. Gerçek dünya kullanımından edinilen değerli dersler, uç vakalar (edge cases) ve eski sistemlerdeki geçmiş hata düzeltmeleri genellikle göz ardı edilir veya kaybolur. Bu durum, ekiplerin geçmişteki hataları tekrarlamasına neden olabilir. Doğrudan yeniden yazmaya başlamak yerine, hayal kırıklıklarının kök nedenlerini anlamaya ve daha küçük, kademeli iyileştirmelerin temel sorunları daha etkili bir şekilde çözüp çözemeyeceğine odaklanıyoruz.
Kademeli İyileştirme Neden Genellikle Kazandırır?
Her şeye sil baştan başlamaktansa, mevcut bir ürünü iyileştirmek genellikle daha güvenli ve hızlı bir yaklaşımdır. Kademeli refactoring (yeniden yapılandırma), ekiplerin riski azaltırken işlevselliği artırmasına olanak tanır. Her şeyi çöpe atmak yerine mevcut sistemleri optimize etmeye, darboğazları gidermeye ve gerçek dünya verilerine dayalı stratejik iyileştirmeler yapmaya odaklanıyoruz.
Neon Apps olarak ekiplerin; ürün ivmesini bozmadan performans ve kullanıcı deneyimi üzerinde en büyük etkiyi yaratacak iyileştirmeleri önceliklendirmelerine yardımcı oluyoruz. Bu, ürünü daha kontrollü ve verimli bir şekilde modernize etmemizi ve ölçeklendirmemizi sağlıyor. Kademeli stratejiler, çevik (agile) geliştirme süreçleriyle tam uyumludur; ekiplerin gereksiz karmaşıklıktan ve aşırı mühendislikten (overengineering) kaçınarak sürekli değer sunmasına imkan tanır.
bu yaklaşım, ekiplerin tam bir yeniden yazımın getireceği büyük aksama risklerini almak yerine; sürekli ve ölçülebilir iyileştirmelere odaklanarak net bir doğrultuda ilerlemeye devam etmesini sağlar.
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmanın Mantıklı Olduğu Durumlar
Bir uygulamayı yeniden yazmak genellikle son çare olarak görülür, ancak bazı durumlarda en uygulanabilir seçenek olabilir. Eğer uygulamanın temel mimarisi gerekli değişiklikleri destekleyemiyorsa veya teknoloji yığını (stack) artık geçerliliğini yitirmişse, yeniden yazmak ileriye dönük tek yol olabilir. Bu durum özellikle ürünlerin; güncelliğini yitirmiş platformlar, yeni yasal düzenlemeler veya iş modellerindeki köklü değişimler nedeniyle kısıtlandığı zamanlarda geçerlidir.
Bununla birlikte, bir yeniden yazım süreci gerekli olduğunda bile buna dikkatle yaklaşılmalıdır. Biz, yeniden yazma süreçlerini "sıfırdan bir başlangıç" olarak değil, kontrollü bir geçiş olarak ele alıyoruz. Her şeyi çöpe atmak yerine; riski en aza indirmek ve sorunsuz bir geçiş sağlamak için katı kapsam tanımları, aşamalı geçişler (rollout) ve paralel doğrulamalara odaklanıyoruz. Bu yaklaşım, işleyişin aksamasını önlemeye yardımcı olurken, yeniden yazılan uygulamanın yeni iş ihtiyaçlarını karşılamasını sağlar.
Yapı ve Disiplin ile Yeniden Yazım Riskini Yönetmek
Yeniden yazım kaçınılmaz olduğunda, disiplini korumak kritik öneme sahiptir. Net bir yapı olmadan, yeniden yazma süreçleri kolayca ucu bucağı gelmeyen bir kapsam genişlemesine (scope creep) ve kaçırılan teslim tarihlerine dönüşebilir. Süreç boyunca net kilometre taşları (milestones), katı kapsam sınırları ve sürekli doğrulama sağlayarak; her aşamanın sadece teknik bir ilerleme değil, ölçülebilir bir değer sunmasını sağlıyoruz.
Sürekli kullanıcı geri bildirimlerini sürece dahil ederek ve kullanıcılar için gerçekten önemli olan sonuçlara odaklanarak; yeni sistemin gerçek ihtiyaçları karşıladığından, ivmeyi koruduğundan ve iş hedeflerine ulaştığından emin oluyoruz. Bu sayede yeniden yazım süreci bir geri adım değil, ileriye doğru atılmış güçlü bir adım haline gelir.
Herhangi Bir Yeniden Yazım Tavsiye Etmeden Önce Neleri Değerlendiriyoruz?
Neon Apps olarak, yeniden yazım hiçbir zaman ilk önerimiz değildir. Alınan her kararın sağlam temellere dayanmasını ve uzun vadeli hedeflerle uyumlu olmasını sağlamak için metodik bir yaklaşım benimsiyoruz. Bir yeniden yazım önermeden önceki değerlendirme sürecimiz; mevcut sistemin optimize edilip edilemeyeceğini veya yeniden yazımın gerçekten gerekli olup olmadığını ortaya çıkarmayı amaçlayan birkaç temel faktörün kapsamlı bir şekilde incelenmesini içerir.
Mevcut Sistem Kapasitesi ve İş İhtiyaçları Karşılaştırması
Eski (legacy) sistemler teknik borçlarla karşı karşıya olsa da biz, uygulamanın temel yeteneklerini mevcut ve gelecekteki iş ihtiyaçları doğrultusunda inceliyoruz. Bu değerlendirme sadece mimari veya kod tabanıyla ilgili değildir; aynı zamanda sistemin gelişen iş gereksinimlerine uyum sağlayıp sağlayamayacağını anlamakla ilgilidir. Çoğu zaman bir sistem güncelliğini yitirmiş veya hantal görünebilir, ancak hedeflenen optimizasyonlarla iş hedeflerini hala karşılama potansiyeline sahip olabilir. Doğrudan bir yeniden yazımdan kaçınarak, mevcut altyapıyı bu değişen ihtiyaçları karşılayacak şekilde geliştirmenin tüm yollarını araştırıyoruz.
Bir uygulamayı yeniden yazmak, hem yüksek kazançlar hem de önemli riskler taşıyan kritik bir ticari karardır. Neon Apps olarak her zaman düşünceli bir yaklaşım sergilemeyi, yeniden yazmanın mevcut çözümü iyileştirmekten gerçekten daha fazla değer sunup sunmadığını değerlendirmeyi hedefliyoruz. Sistem yeteneklerini, maliyetleri, paydaş etkisini ve uzun vadeli ölçeklenebilirliği analiz ederek; sadece anlık sorunları çözmekle kalmıyor, ürünü sürdürülebilir bir başarı için hazırlıyoruz. Bu titiz değerlendirme süreci; ister bir yeniden yazım ister kademeli bir iyileştirme ile devam edelim, seçilen yolun hem teknik hem de ticari hedefleri verimli bir şekilde desteklemesini sağlar.
İlham Almaya Devam Et
Yeni tasarım içgörüleri, makaleler ve kaynaklar doğrudan gelen kutunuza gelsin.
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.
Son Bloglar
İlham Almaya Devam Et
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeler doğrudan gelen kutunuza gelsin.
Bir projeniz mi var?
Bize Ulaşın
Bir projeniz mi var? Startup'lar ve küresel markalar için dünya standartlarında mobil ve web uygulamaları geliştiriyoruz.
Neon Apps is a product development company building mobile, web, and SaaS products with an 85-member in-house team in Istanbul and New York, delivering scalable products as a long-term development partner.

Yazılım Geliştirme
31 Ara 2025
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?)
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?)
Neon Apps olarak, ürün ekiplerinin karşılaştığı en duygusal kararlardan birinin, bir uygulamayı sıfırdan yeniden yazıp yazmamak olduğunu görüyoruz.
Neon Apps olarak, ürün ekiplerinin karşılaştığı en duygusal kararlardan birinin, bir uygulamayı sıfırdan yeniden yazıp yazmamak olduğunu görüyoruz.
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmak Neden Genellikle Kötü Bir Fikirdir? (Ve Hangi Durumlarda Değildir?): Riskleri Anlamak
Yeniden yazım süreçleri genellikle taze bir başlangıç gibi hissettirir; daha temiz kod, daha iyi mimari ve daha az kısıtlama. Gerçekte ise bir uygulamayı yeniden yazmak, bir şirketin alabileceği en yüksek riskli kararlardan biridir. Sil baştan başlama vaadi cezbedici olsa da, bu kararların nasıl ters tepebildiğine bizzat şahit olduk. Neon Apps olarak; mevcut ürünleriyle aylar, hatta yıllar süren hayal kırıklıklarının ardından bize gelen girişimler, büyük ölçekli şirketler ve uygulama stüdyolarıyla çalışıyoruz. Bu ekipler bize ulaştığında ilk içgüdüleri genellikle uygulamayı yeniden yazmak oluyor, ancak bizim ilk içgüdümüz nadiren onlarla aynıdır. Bunun yerine, mevcut sistemin neden "bozuk" hissettirdiğini ve daha da önemlisi, yeniden yazmanın karşılaşılan asıl sorunlar için gerçekten doğru çözüm olup olmadığını anlamaya odaklanıyoruz.
Yeniden Yazmak Ürün Ekiplerine Neden Bu Kadar Cezbedici Gelir?
Bir uygulamayı yeniden yazma kararı genellikle sancılı süreçlerle başlar: Düşük geliştirme hızı, kırılgan kod yapısı, çözülemeyen hatalar veya ekip moralindeki düşüş. Ürün "sürdürülemez" olarak etiketlenir ve mantıklı sonuç, ilerlemenin tek yolunun her şeye yeniden başlamak olduğu gibi görünür. Bu hayal kırıklıkları haklı sebeplerdir ve ekipler için inanılmaz derecede moral bozucu olabilir; ancak böylesine radikal bir adım atmadan önce bir adım geri çekilip büyük resme bakmak önemlidir.
Çoğu durumda bu zorluklar, temelden hatalı fikirlerden veya mimariden değil, birikmiş teknik borçlardan kaynaklanır. Zamanla ürünün evrimi; güncelliğini yitirmiş framework'ler, yetersiz dokümantasyon veya atlanmış refactoring süreçleri nedeniyle sistemde sürtünmelere yol açabilir. Bu sürtünme yavaşlamalara neden olsa da, yılların emeğiyle elde edilen geliştirme birikimini çöpe atmayı her zaman haklı çıkarmaz.
Neon Apps olarak, ekiplerin duygusal yorgunluk ile nesnel sinyaller arasındaki farkı ayırt etmelerine yardımcı oluyoruz. Sorun yaşayan ekiplerle çalışırken, yaşadıkları hayal kırıklığının kök nedenlerini belirlemeye odaklanıyoruz. Yeniden yazmak bir rahatlama yolu gibi görünebilir, ancak gerçekte başlangıçta çok daha az görünür olan yeni riskleri beraberinde getirir. Örneğin; yeniden yazım süreci kapsamın kontrolsüz büyümesine (scope creep), önceliklerin sapmasına ve ürün bilgisinin kaybına yol açabilir. Mevcut kullanım ve geri bildirimlerden elde edilen dersler bu süreçte kaybolabilir ve yeni kod tabanı, çok daha yüksek risklerle orijinaliyle benzer zorluklarla karşılaşabilir.
Yeniden Yazmanın Gizli Riskleri
Ekipler bir uygulamayı yeniden yazmaya karar verdiklerinde, yeniden inşa etmenin karmaşıklığını genellikle hafife alırlar. Yeniden yazım süreci önemli miktarda zaman ve kaynak tüketebilir ve çoğu durumda sonuç beklendiği kadar dönüştürücü olmayabilir. Yeni sistem temel sorunları çözmeyebilir veya başlangıçta dikkate alınmayan yeni zorluklar doğurabilir.
Dahası, yeniden yazım sırasında, temel kullanıcı sorunlarını yeniden gözden geçirmeden sadece özelliklere veya mimari iyileştirmelere odaklanma tuzağına düşmek kolaydır. Bu durum; daha temiz görünen veya daha akıcı çalışan ancak nihayetinde ekibin en başta neden hayal kırıklığı yaşadığına dair asıl nedenleri çözmeyen bir uygulamayla sonuçlanır.
Tam Bir Yeniden Yazımın Ardındaki Gizli Maliyetler
Yeniden yazım süreçleri genellikle temiz kod, daha iyi mimari ve daha az kısıtlama ile taze bir başlangıç olarak görülür. Ancak gerçekte, bu süreçler beraberinde gizli maliyetler getirir. Bir uygulamayı yeniden inşa etmek; ekiplerin genellikle tahmin ettiğinden çok daha fazla zaman, çaba ve kaynak gerektirir. Yeni versiyonların mevcut uygulamanın özellik seviyesine (parity) ulaşması uzun zaman alabilir ve bu süreçte mevcut kullanıcılar hala çözülmemiş sorunlarla uğraşmaya devam eder.
Yeniden yazımın en önemli risklerinden biri, kurumsal bilgi birikiminin kaybıdır. Gerçek dünya kullanımından edinilen değerli dersler, uç vakalar (edge cases) ve eski sistemlerdeki geçmiş hata düzeltmeleri genellikle göz ardı edilir veya kaybolur. Bu durum, ekiplerin geçmişteki hataları tekrarlamasına neden olabilir. Doğrudan yeniden yazmaya başlamak yerine, hayal kırıklıklarının kök nedenlerini anlamaya ve daha küçük, kademeli iyileştirmelerin temel sorunları daha etkili bir şekilde çözüp çözemeyeceğine odaklanıyoruz.
Kademeli İyileştirme Neden Genellikle Kazandırır?
Her şeye sil baştan başlamaktansa, mevcut bir ürünü iyileştirmek genellikle daha güvenli ve hızlı bir yaklaşımdır. Kademeli refactoring (yeniden yapılandırma), ekiplerin riski azaltırken işlevselliği artırmasına olanak tanır. Her şeyi çöpe atmak yerine mevcut sistemleri optimize etmeye, darboğazları gidermeye ve gerçek dünya verilerine dayalı stratejik iyileştirmeler yapmaya odaklanıyoruz.
Neon Apps olarak ekiplerin; ürün ivmesini bozmadan performans ve kullanıcı deneyimi üzerinde en büyük etkiyi yaratacak iyileştirmeleri önceliklendirmelerine yardımcı oluyoruz. Bu, ürünü daha kontrollü ve verimli bir şekilde modernize etmemizi ve ölçeklendirmemizi sağlıyor. Kademeli stratejiler, çevik (agile) geliştirme süreçleriyle tam uyumludur; ekiplerin gereksiz karmaşıklıktan ve aşırı mühendislikten (overengineering) kaçınarak sürekli değer sunmasına imkan tanır.
bu yaklaşım, ekiplerin tam bir yeniden yazımın getireceği büyük aksama risklerini almak yerine; sürekli ve ölçülebilir iyileştirmelere odaklanarak net bir doğrultuda ilerlemeye devam etmesini sağlar.
Bir Uygulamayı Yeniden Yazmanın Mantıklı Olduğu Durumlar
Bir uygulamayı yeniden yazmak genellikle son çare olarak görülür, ancak bazı durumlarda en uygulanabilir seçenek olabilir. Eğer uygulamanın temel mimarisi gerekli değişiklikleri destekleyemiyorsa veya teknoloji yığını (stack) artık geçerliliğini yitirmişse, yeniden yazmak ileriye dönük tek yol olabilir. Bu durum özellikle ürünlerin; güncelliğini yitirmiş platformlar, yeni yasal düzenlemeler veya iş modellerindeki köklü değişimler nedeniyle kısıtlandığı zamanlarda geçerlidir.
Bununla birlikte, bir yeniden yazım süreci gerekli olduğunda bile buna dikkatle yaklaşılmalıdır. Biz, yeniden yazma süreçlerini "sıfırdan bir başlangıç" olarak değil, kontrollü bir geçiş olarak ele alıyoruz. Her şeyi çöpe atmak yerine; riski en aza indirmek ve sorunsuz bir geçiş sağlamak için katı kapsam tanımları, aşamalı geçişler (rollout) ve paralel doğrulamalara odaklanıyoruz. Bu yaklaşım, işleyişin aksamasını önlemeye yardımcı olurken, yeniden yazılan uygulamanın yeni iş ihtiyaçlarını karşılamasını sağlar.
Yapı ve Disiplin ile Yeniden Yazım Riskini Yönetmek
Yeniden yazım kaçınılmaz olduğunda, disiplini korumak kritik öneme sahiptir. Net bir yapı olmadan, yeniden yazma süreçleri kolayca ucu bucağı gelmeyen bir kapsam genişlemesine (scope creep) ve kaçırılan teslim tarihlerine dönüşebilir. Süreç boyunca net kilometre taşları (milestones), katı kapsam sınırları ve sürekli doğrulama sağlayarak; her aşamanın sadece teknik bir ilerleme değil, ölçülebilir bir değer sunmasını sağlıyoruz.
Sürekli kullanıcı geri bildirimlerini sürece dahil ederek ve kullanıcılar için gerçekten önemli olan sonuçlara odaklanarak; yeni sistemin gerçek ihtiyaçları karşıladığından, ivmeyi koruduğundan ve iş hedeflerine ulaştığından emin oluyoruz. Bu sayede yeniden yazım süreci bir geri adım değil, ileriye doğru atılmış güçlü bir adım haline gelir.
Herhangi Bir Yeniden Yazım Tavsiye Etmeden Önce Neleri Değerlendiriyoruz?
Neon Apps olarak, yeniden yazım hiçbir zaman ilk önerimiz değildir. Alınan her kararın sağlam temellere dayanmasını ve uzun vadeli hedeflerle uyumlu olmasını sağlamak için metodik bir yaklaşım benimsiyoruz. Bir yeniden yazım önermeden önceki değerlendirme sürecimiz; mevcut sistemin optimize edilip edilemeyeceğini veya yeniden yazımın gerçekten gerekli olup olmadığını ortaya çıkarmayı amaçlayan birkaç temel faktörün kapsamlı bir şekilde incelenmesini içerir.
Mevcut Sistem Kapasitesi ve İş İhtiyaçları Karşılaştırması
Eski (legacy) sistemler teknik borçlarla karşı karşıya olsa da biz, uygulamanın temel yeteneklerini mevcut ve gelecekteki iş ihtiyaçları doğrultusunda inceliyoruz. Bu değerlendirme sadece mimari veya kod tabanıyla ilgili değildir; aynı zamanda sistemin gelişen iş gereksinimlerine uyum sağlayıp sağlayamayacağını anlamakla ilgilidir. Çoğu zaman bir sistem güncelliğini yitirmiş veya hantal görünebilir, ancak hedeflenen optimizasyonlarla iş hedeflerini hala karşılama potansiyeline sahip olabilir. Doğrudan bir yeniden yazımdan kaçınarak, mevcut altyapıyı bu değişen ihtiyaçları karşılayacak şekilde geliştirmenin tüm yollarını araştırıyoruz.
Bir uygulamayı yeniden yazmak, hem yüksek kazançlar hem de önemli riskler taşıyan kritik bir ticari karardır. Neon Apps olarak her zaman düşünceli bir yaklaşım sergilemeyi, yeniden yazmanın mevcut çözümü iyileştirmekten gerçekten daha fazla değer sunup sunmadığını değerlendirmeyi hedefliyoruz. Sistem yeteneklerini, maliyetleri, paydaş etkisini ve uzun vadeli ölçeklenebilirliği analiz ederek; sadece anlık sorunları çözmekle kalmıyor, ürünü sürdürülebilir bir başarı için hazırlıyoruz. Bu titiz değerlendirme süreci; ister bir yeniden yazım ister kademeli bir iyileştirme ile devam edelim, seçilen yolun hem teknik hem de ticari hedefleri verimli bir şekilde desteklemesini sağlar.
İlham Almaya Devam Et
Yeni tasarım içgörüleri, makaleler ve kaynaklar doğrudan gelen kutunuza gelsin.
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeleri doğrudan gelen kutunuza alın.
Son Bloglar
İlham Almaya Devam Et
Neon Apps ekibinden hikayeler, içgörüler ve güncellemeler doğrudan gelen kutunuza gelsin.
Bir projeniz mi var?
Bize Ulaşın
Bir projeniz mi var? Startup'lar ve küresel markalar için dünya standartlarında mobil ve web uygulamaları geliştiriyoruz.
Neon Apps is a product development company building mobile, web, and SaaS products with an 85-member in-house team in Istanbul and New York, delivering scalable products as a long-term development partner.



